özgürlüğümün bağımlılıkları

Özgürlük, bir uçurumdan atlayıp süzülürken o tarifsiz hissi yaşayıp, sonrasında yere çakılmaktan ibaret bir olgu mudur? Özgür olan insanlar, dışlanmış, sefil bir hayat sürmek zorunda mıdır? Ben inanıyorum ki, eğer özgürlüğü isteyip onun için çalışırsak ve güzel bir plan yaparsak O’nu elde ettiğimizde, sırtımızda bir paraşüt olabilir. Böylece hem o harika anı yaşarız hem de yere çakılmamış oluruz. Bu açıdan bakınca, özgür olmak bizi bağımlılıklarımızdan kurtarsa da, özgür olmanın bazı gereksinimleri vardır. Bu gereksinimler sağlanmadığı takdirde, özgürlük eksik olur. Paraşütümüzde açılacak bir delik gibi… Öyleyse, o özgürlük anı gelene kadar sağlam durup iyi çalışmak, üretmek ve hazırlanmak gereklidir. Ben de bu yola girerken neler düşündüğümü anlatacağım.

1- Yalnızlık

Özgürlüğün bence olmazsa olmazı, yalnız olmaktır. Yalnız olmayan bir kişi, özgür de olamaz. Yanınızda bulunan kişi hiçbir şeye itiraz etmeyen, ne isterseniz kabul eden biri, hatta köleniz bile olsa, düşüncelerinizi etkileyecektir. Bu nedenle, istediğiniz şeyi, istediğiniz anda, istediğiniz kadar yapmanıza bir engel olacaktır. Öyleyse köle hayatımızda yapmamız gereken ilk şey, kendimizi yalnızlığa alıştırmak olmalıdır. Alıştığınız zaman, bunun aslında ne kadar da zevkli bir şey olduğunu da görecek, mümkün oldukça kalabalıktan uzaklaşmaya çalışarak hayatın tadını gerçek anlamda çıkarmaya başlayacaksınız. Tabi yalnız olmak, sosyalleşmekten uzaklaşmak demek değildir . İnsanlarla arkadaşlık kurmak, yalnız olmaya engel olmayacağı gibi, kişinin çok geniş bir arkadaş çevresinin olması, onun yalnız olmadığını göstermez. Önemli olan şey, kişilere bağlanmamak, onları hayatımızda önemli bir noktaya yerleştirmemektir. Kendimiz için yaptığımız her şeyde yalnız olmak, başarı için gereklidir. Sizi aşağıya çeken herkesten uzaklaşın ve bir birey olarak kendinizi yükseğe çıkarın.

 

2- Kendi Kendine Yetebilmek (Self-Reliance)

Son birkaç yıldır çok önem verdiğim bir olgu da self-reliance. İhtiyacımız olan şeye para verip başkalarının yaptığını kullanmaktansa, kendimiz yaparak düzene güzel bir çomak sokmuş olmaz mıyız? Özgür bir insan, paradan olabildiğince uzak yaşamalıdır. Öyleyse ihtiyaçlarını gidermek için başka yöntemlere ihtiyacı olacaktır. Bu yöntemlerin başında “kendin yap” gelir. Bu yaz Gökçeada ve Kastamonu turlarına çıkarken, bisikletimin üzerindeki tüm çantaları kendim yapmıştım. Eğer satın almış olsaydım, muhtemelen 500 dolar gibi bir para ödemem gerekecekti. Bense hem yeni bir yetenek elde etmiş, hem de paramı boşa harcamamış oldum. Ayrıca bu çantalardan yapıp birkaç tane de satarak gelen parayı turda harcamıştım. Aynı şey giyecekler ve yiyecekler için de yapılabilir. Dışarıda para ile satılan ve genel ihtiyacımız olan her şeyi kendimiz yapabilirsek, bağımlı olduğumuz şey sadece zaman olur.

3- İsteklerden Arınmak

Ne kadar az şey istersek, o kadar özgür oluruz. İstediğimiz her şey aslında elde ettiğimizde anlamını yitiren, geçici heveslerden ibaret. Nasıl oluyorsa, hayatımızı bu geçici heveslerin peşinde harcıyoruz. Çünkü isteklerin sonu asla gelmiyor. Bir şeyi isteyip elde eden insan, istemeye devam ediyor. İsteyen insan, tüketiyor. Gereksiz tüketmek, bizi köleliğe sürükleyen en büyük faktörlerden biri.

4- Ölüm Korkusunu Yenmek

İnsanı hayvanlardan ayıran şey, düşünmesi ya da hissetmesi değil, “ölüm” düşüncesidir. Ölümün varlığını bilmek ve ondan korkmak, onu beklemek, insanlığın düşünce gelişimini etkileyen en önemli olgudur bana göre. Ölümden korkmak, insanı bir çok şey yaratmaya itmiştir. Din, siyaset, bilim… Özgürlük için gerekenlerden biri de ölüm korkusundan ve insanlık medeniyetinin, ölüm korkusuyla yarattığı her şeyden kurtulmaktır. Neden ? Çünkü bunların yaşamımıza hiçbir faydası yoktur. Eğer size göre faydası varsa, tabi ki kullanmaya devam edin. Korku üzerine yaratılmış, insanı ölümden koruyan bir bilim nasıl faydalı olabilir? İnsanlar ölmelidir, bilim bunu engellese de, geciktirse de ölecektir. Aksi halde dünya nüfusu katlanılmaz bir hale gelecek, yeryüzü tamamen insan egemenliğine girecek, ağaçsız, hayvansız bir dünyada köleler ve yöneticiler olacak. Belki de zengin olanlar Dünyadaki kölelerini Mars’tan yönetecekler… Bilim-kurgu filmi gibi gelse de kulağa, insanlar ölümden korkarak yaşamaya devam ederse olacak olan bence bu. Ölmek doğanın bir parçasıdır ve öyle kalmalıdır. O halde ölümden korkmak, onu düşünmek boşadır. Biz sadece yaşamaya odaklanmalıyız.