The Waterboys – Red Army Blues Sözleri ve Türkçe Çevirisi

Albüm: A Pagan Place (1984) Şarkı Adı: Red Army Blues Türkçe Çeviri: Aykut Kutucu

The Waterboys – Red Army Blues Sözleri

When I left my home and my family
My mother said to me
“Son, it’s not how many Germans you kill that counts
It’s how many people you set free! ”

So I packed my bags
Brushed my cap
Walked out into the world
Seventeen years old
Never kissed a girl

Took the train to Voronezh
That was as far as it would go
Changed my sacks for a uniform
Bit my lip against the snow
I prayed for mother Russia
In the summer of ’43
And as we drove the Germans back
I really believed
That God was listening to me

We howled into Berlin
Tore the smoking buildings down
Raised the red flag high
Burnt the reichstag brown
I saw my first American
And he looked a lot like me

He had the same kinda farmer’s face
Said he’d come from some place called Hazzard, Tennessee

Then the war was over
My discharge papers came
Me and twenty hundred others
Went to Stettiner for the train
Kiev! Said the commissar
From there your own way home
But I never got to Kiev
We never came by home
Train went north to the Taiga
We were stripped and marched in file
Up the great siberian road
For miles and miles and miles and miles
Dressed in stripes and tatters
In a gulag left to die
All because Comrade Stalin was scared that
We’d become too westernized!

Used to love my country
Used to be so young
Used to believe that life was
The best song ever sung
I would have died for my country
In 1945
But now only one thing remains
But now only one thing remains
But now only one thing remains
But now only one thing remains
The brute will to survive!

 

The Waterboys – Red Army Blues Türkçe Çeviri  

Kızıl Ordu Türküsü  

Evimden ve ailemden ayrılırken
Annem dedi ki:
“Oğlum, önemli olan kaç Alman öldürdüğün değil
Kaç kişiyi özgürleştirdiğindir”

Böylece topladım çantamı, kasketimi temizledim
Dünyaya adımımı attım
On yedi yaşımda
Hiçbir kızı öpmemişken

Trenle Voronej’e gittim
Gittiği son nokta burasıydı
Eşyalarımı bir üniforma ile takas ettim
Dudaklarımı ısırdım soğuktan korunmak için

Vatanım Rusya için dua ettim
1943’ün yazında
ve Almanları geri püskürtürken
Tanrının beni dinlediğine gerçekten inanmıştım

Berlin’e akın ettik
Yerle bir ettik binaları
Kızıl Bayrak’ı göndere çektik
Meclisi yaktık cayır cayır

İlk kez bir Amerikan gördüm
Bana çok benziyordu
Aynı çiftçi suratı vardı onda da
Hazard, Tennessee diye bir yerden geldiğini söyledi

Sonra, savaş bitti
Terhis belgelerim geldi
Ben ve iki bin kişi daha
Tren için Stettiner’e gittik

“Kiev!” dedi komiser
Oradan da evinize
Kiev’e hiç ulaşamadım
Evimize hiç varamadık

Tren kuzeye, taygalara gitti
Soyunmuştuk ve tek sıra halinde yürüyorduk
Büyük Sibirya Yolu boyunca
Kilometreler, kilometreler, kilometreler, kilometreler boyunca

Üzerimizde paçavralar
Bir gulag’da ölüme terk edilmiş
Tek nedeni Stalin’in korkmuş olması
Fazla Batılılaşmamızdan

Çok severdim vatanımı
Çok gençtim
İnanırdım
Hayatın, söylenmiş en güzel şarkı olduğuna

Vatanım için ölmeye hazırdım
1945 yılında
Şimdi ise geride tek bir şey kaldı
Şimdi ise geride tek bir şey kaldı
Şimdi ise geride tek bir şey kaldı
Şimdi ise geride tek bir şey kaldı
Hayatta kalmak için vahşi bir arzu